AĞRI YİTİMİ
Sağlıklı olmak beden sağlığı yanında ruh sağlığını da içerir. Ne kadar "sağlıklı" olursanız olun, kendinizi yine de "iyi" hissetmeyebilirsiniz. Bedensel sağlık ile ruhsal sağlık arasında keskin bir sınır yoktur. Birbirlerini hem olumsuz hem de olumlu yönde etkileyebilirler..
Beden sağlığı ile ruh sağlığı arasındaki yakın ilişkiyi daha iyi tarif edebilmek amacıyla bu ilişkinin en belirgin olduğu bir kavramdan söz edilmelidir: Psikosomatik Hastalık.
Psikosomatik hastalık , "bedensel yakınmalarla seyreden ancak organik bir bozukluktan kaynaklanmadığı, "psikolojik" kaynaklı olduğu düşünülen" hastalıklara verilen isimdir. Bu hastalığa verilebilecek en iyi örnekler arasında mide hastalıkları, migren tipi baş ağrıları, bazı bağırsak hastalıkları ve kadınlarda başka türlü açıklanamayan Adet Öncesi Gerginlik Sendromu belirtileri sayılabilir. (BAKINIZ PSİKOSOMATİK HASTALIKLAR)
Psikosomatik hastalık tıbbi terim olarak somatoform bozukluk olarak kullanılmaktadır.
Somatoform bozuklukların bir alt grubu olan somatizasyon bozukluğu şu şekilde tanımlanır.
"Somatizasyon Bozukluğu, birkaç yıllık bir dönem içinde ortaya çıkan, tedavi arayışlarıyla devam eden, sosyal veya mesleki işlevlerin bozulmasıyla sonuçlanan çok sayıda fizik yakınma öyküsünün beraberce olmasıdır."
Somatizasyon bozukluğu tanısının konması için aşağıdaki tanı ölçütlerinin olması gerekmektedir.
* Dört ağrı belirtisi (en az dört ayrı yer veya işlevleilişkili ağrı) (baş ağrısı, karın ağrısı, kollarda bacaklarda ağrı, menstruasyon (adet kanaması) ağrısı, idrar yaparken yanma gibi)
* İki sindirim sistemi belirtisi (bulantı, şişkinlik, gebelik dışında kusma, ishal, yiyeceklerin dokunması gibi)
* Bir cinsel işlev veya genital sistem belirtisi (adet düzensizliği, adet kanamalarının normalden fazla olması, erkekte iktidarsızlık, kadında ve erkekte cinsel isteksizlik gibi)
* Bir nörolojik belirti (denge bozukluğu, bölgesel felç veya güç azalması, yutma güçlüğü veya boğazda düğümlenme hissi, dokunma duyusunun yitirilmesi, çift görme, körlük, sağırlık, bilinç yitimi (bayılma dışında kalan) gibi)
Tıbbi muayene, laboratuvar incelemeleri ve görüntüleme yöntemleri sonucunda saptanan organik bir bozukluk yoktur, veya saptanan organik bozukluk, belirtileri açıklayamamaktadır.
Bu belirtilerin amaçlı olarak ortaya çıkarılmadığı düşünülmektedir.
Yukarıdaki belirtilerin önemli bir kısmının zaten psikolojik olarak ortaya çıkabileceği bilinmektedir: baş ağrısı, mide ağrısı, kabızlık gibi belirtilerin "psikolojik" olabileceği kadar
ilginç olanı, nörolojik belirtilerde olduğu gibi körlük, sağırlık, nörolojik kayıp, denge kaybı gibi ciddi belirtilerin de bazı durumlarda organik belirtilerle ilişkisiz olabileceği yani "psikolojik" olabileceğidir.
NASIL MI?
Baş ağrıları insanın duygusal halleriyle özellikle bağlantılıdır. Şakaklardaki baş ağrıları hırs,öfke ve hiddet içerir.
Migren ağrılarında öfke vardır, yüksek tansiyondan gelen baş ağrılarına eşlik eden endişedir.Şakaklardaki baş ağrıları’’kafamın içi zonkluyor’’ tarzında tarif edilir ve başın her iki yanında şakak kemiklerinin bulunduğu bölgelerde büyük bir baskı vardır.Ne hissettiğimizi söyleyemediğimiz zamanlarda ortaya çıkabilir.
Yüksek tansiyondan ileri gelen baş ağrısı adale kökenlidir ve hayatımızda hissettiğimiz gerilimi yansıtmaktadır.
HİPNOTERAPİ İLE AĞRI YİTİMİNDE NASIL ÇALIŞILIR
Hipnoterapi ile bu sorunu( migren,yüksek tansiyon v.b) oluşturması muhtemel olan duygularla çalışılır ki bunlar; korku,kızgınlık,suçluluk,stres,mutsuzluk,yalnızlık gibi duygulardır.Bu duygulara neden olan olaylara, bugünkü aklınızla bakarak çocukluğunuzda belki de daha bebekliğiniz de yaşadığınız, herhangi bir olay anında hissettiğiniz bu duyguları boşaltır ve böylelikle bilinçdışınıza itilmiş bu olumsuz duyguların birikerek bedeninizde sorun oluşturması engellenir.Kısaca hipnoterapi ile bilinçdışına itilmiş olan duyguları boşlatırız. Bastırılan duygular açığa çıktıkça, bedeninizde beliren sorunlar da yavaş yavaş kaybolmaya başlarlar.
Diğer bir çalışmada kol tekniğidir. Size öğretilen bu yöntemle, ağrınızı kendiniz kontrol altına alabilirsiniz.
Ancak şunu ÖNEMLE belirtmeliyiz ki,kesinlikle tıbbi kontrolden geçmiş kişilere bu yöntem uygulanır. Çünkü ağrı bedenin bir sorunu olduğunun ifadesidir. Bu nedenle de bu yöntem sadece, tanı konulmuş somatizasyon bozukluklarında uygulanabilir.
PSİKOLOJİK ETMENLER BEDENİ NASIL ETKİLER
S. Freud'un ilk olarak tarif ettiği ve daha sonradan genişletilen bilinçdışı savunma mekanizmaları, somatizasyonun (PSİKOSOMATİK) nasıl oluşmakta olduğu sorusuna kısmi bir açıklama getirmektedir.
Savunma mekanizmaları, bilincimizi "zorlayan" olaylar karşısında psikolojik bütünlüğümüzü korumak için bilinçdışımızın bizim isteğimiz ve bilgimiz dışında aldığı bir dizi önlemdir. Örneğin bastırma adı verilen savunma mekanizması "bize ağır gelebilecek" yaşantıların bilincimizden, bilinçdışımıza itilmesini sağlar. Bahane bulma mekanizması, başarısızlığımız için "mantıklı" bir neden bularak acı çekmemizi engeller.
Somatizasyon da bir bilinçdışı savunma mekanizmasıdır. Bu mekanizmada çoğu "saldırgan" olarak nitelenebilecek dürtüler çıkış yolu bulamamakta ve bedene yöneltilerek (bilinçsizce) bedensel belirtilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Buradan çıkarabileceğimiz en önemli sonuç, bilinçdışının insan sağlığı üzerinde mutlak bir egemenlik kurduğudur.
Bilinçdışı kontrol dışı çalışan, hiçbir şekilde yönetilemeyen bir parçamız değildir. Aslında tam tersi biz günlük hayatımızda bilinçdışımıza adeta emirler veririz:
"Kendimi kötü hissediyorum" dediğimizde bilinçdışımız bunu "kendimi kötü hissettir" şeklinde bir emir olarak algılamakta ve bedenimizde bu yönde değişikliklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Untitled Document
|