Untitled Document
 

Untitled Document
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



ALTINI ISLATMA

       10 yaşında ilkokul 4. sınıf öğrencisiyim. Derslerim iyi, ancak kimseye söyleyemediğim önemli bir sorunum var. Bazı geceler uykumdan uyandığımda yatağımın ıslak olduğunu görüyorum, yada sabah uyandığımda pijamalarımın ıslak olduğunu hissediyorum. Islak uyandığım sabahlarda kendimi çok kötü hissediyorum. Bu durum nasıl ve ne zaman başladı farkında değilim, ancak bazen arkadaşlarımda kalmak istesem de ödüm kopuyor, ya ıslak uyanırsam yataklarını ıslatır ve bu durumu herkes  öğrenirse diye. Bazen kendimden utanıyorum  neden kendime sahip olamıyorum diye. Annemler doktora götürdüler kaç kez ama fiziksel bir sorun yokmuş, psikolojik olabilir bir psikoloğa götürün dediler.
      Hipnozu zaten hep merak ediyordum, ama sadece sallanana bir madalyona bakıp yok olacağımı ve bana değişik şeyler olacağını düşünüyordum. Psikoloğum önce beni dinledi, bana bir aile resmi çizdirdi sonrada hipnoz cd si izlettirdi ve sonra bana sormak istediğin bir şey var mı diye sordu. İzlediğim cd de hipnozun nasıl olduğunu öğrendim. Ama yine de merak ettiğim şeyler vardı. İlksen Hanım sorularıma yanıt verdi beni iyice bilgilendirdi, meğerse benim bildiklerimden farklıymış hipnoz. Artık hipnoza hazırdım ve biran önce deneyimlemek istiyordum. Ama bana bugün hipnoz yapmayacağını bir dahaki seansa kadar hipnoz hakkındaki bilgileri iyice öğrenmem gerektiğini söyledi bir dahaki senasın randevusunu alıp eve gittiğimizde ilk hipnoz seansını merakla bekliyordum.


       İlk hipnozu deneyimlediğim de kendimi çok harika hissetim. Bana hipnoz esnasında nerde olduğumda yada ne yaptığımda kendimi mutlu hissedeceğimi sormuştu, bende ferrarinin içinde hız yaparken kendimi iyi hissedeceğimi söylemiştim. Hipnozda ferrariye bindim boş yollarda alabildiğine hız yapmak çok güzeldi, sonra beni balona bindirip gökyüzüne uçurmak istediğinde, ferrarimden inmedim onun içindeyken büyük kocaman bir balona bindim ve gökyüzüne yükseldiğimi  hissetim, orada bulutların üzerine çıktığımda arabanın içinde hiphop yapıyordum. Muhteşemdi. Kendimi harika hissediyordum, orda gevşemiş ve rahatken İlksen Hanım bana otohipnozu nasıl kullanacağımı öğretti.
       Sonraki seansta altımı ıslatma nedenimi öğrenmek için
PARTS yöntemi dediği bir seans uygulayacağını, benim ıslak uyanmama neden olan ’’parça’’ ile konuşacağını söylediğinde, bana çok eğlenceli geldi. Hipnoza girdikten sonra , altımı ıslatmama neden olan parçayla konuştuk O ne zamandan beri faaliyette, neden bunu yapıyor, amacı ne gibi sorulara yanıt verirken birden kendimi   kardeşimin doğduğu günde buldum. Yıllarca tek çocuk olarak yaşadığım eve yeni bir bebek gelmişti. Aslında onu çok istemiştim ve daha doğmadan onunla ilgili birçok hayaller kurmuştum. Birlikte top oynayacak,oyuncaklarımı onunla paylaşacaktım.
Doğduğu ilk gün annem onu kucağına almış yatakta yatarken herkes sadece onunla ilgileniyordu, ben odanın bir köşesinde dururken, babam, anneannem ,teyzelerim , dedem,ailenin tümü ona bakıyor,kimse benimle ilgilenmiyordu, o anda kendimi ne kadar yalnız ve mutsuz hissetim.  
O AN HAYATIMDA BİRŞEYLER Mİ DEĞİŞMİŞTİ?.  


      Şimdiye kadar  benimle ilgilene herkes beni bir kenarda unutmuş yeni doğan       kardeşime bakıyor tüm ilgilerini ona  veriyorlardı. Eve geldiğimizde annem bütün gün onun altını değiştirdi meme verdi hep onunla ilgilenmekten bana zaman kalmıyordu. Geceleri ben odamda uyurken ‘
’bebek’’ annemlerin odasında uyumaktaydı. Kendimi alabildiğince yalnız ve mutsuz hissediyordum, bende onların yanında uyumak istediğimde bana’’sen  büyüksün artık abi oldun kendi odanda uyuyabilirsin,ama o daha çok küçük ve korunmasız o nedenle bizimle uyuması gerekiyor’’ dediler. Bu hep böyle mi olacaktı ne zaman büyüyecekti bu bebek? Annem, babam ne zaman eskisi gibi benimle ilgileneceklerdi? Benimle oynayacakla ,beni dinleyecekler ,yemek yemek istemediğimde yemem için bana ödüller alacaklar ,bana masal okuyacaklardı. Ne zaman, ne zaman?

      Ne amaçla bunu yapıyor sorusunda ‘parça ‘’ tüm bunların yanıtını verdi. Tekrar ailenin göz bebeği olmak istiyordum. Beni eskisi gibi  sevmelerini istiyordum. Ne zamandır faliyette sorusunda ise şunları yaşadım.
      Gece uyandığım da ıslaktım, korktum ve hemen annemin yanına gidip ona yatağımın ıslak olduğunu söyledim. Annem  hemen kalkıp yatağımın çarşaflarını ve benim çamaşırlarımı değiştirdi. Beni tuvalete götürüp bekledi, benimle ilgilenmişti. Bu çok hoşuma gitmişti. Her akşam uyumadan önce benimle ilgileniyor’’ artık uyku zamanı geldi, su içme olur mu? ‘’diyor, tuvalete gidip gitmediğimi kontrol ediyor, hatta gece gelip beni tuvalete kaldırıyordu..  Artık annem benimle ilgileniyordu.
Sorunumun nedenini bulmuştum. Çükü , annem benimle ilgilenirken kendimi yalnız ve mutsuz hissetmiyordum.
      Seansın sonunda bu parçayla uzlaştık ve artık anne ve babamın beni  sevdiğini, yalnız olmadığımı biliyorum. En önemlisi  de, ben  doğduğumda  da tıpkı kardeşimle ilgilendikleri gibi benimle  ilgilendiklerini biliyorum. Her ikisi de kardeşimle ilgilenseler de beni hala seviyorlar. Kendime olan kızgınlık ve utanç duygularından da kurtuldum. Artık arkadaşlarımın evinde kalabilirim. Kendimi seviyor ve kendime güveniyorum.    

  Altını ıslatmanın temelinde yatan   duygusal ve bedensel sebepler

      v Çevreden gelen stres,

      v Duygusal problemler,

      v Doğuştan gelen organik bir hastalık,

      v Aile bireylerindeki artma veya azalma, ile olan değişiklikler.

      v Kıskançlık. Özellikle küçük kardeşini kıskanması sonucunda bebekliğe dönmek ve Onun gibi ilgi görmek istemesi. Sevgi ve ilgiyi anne-babanın çocuklarına eşit olarak ayarlayamaması karşısındaki kıskançlık tepkileri.

      v Anne-baba geçimsizliği.

      v Erken ve baskılı tuvalet eğitimi, çocuğun altını ıslatma durumundan dolayı ayıplanması, hor görülmesi, cezalandırılması, altını ıslatmaması için korkutulması. Tuvalet eğitimine erken başlama, katı tuvalet eğitimi ve anne-babanın uygunsuz veya kayıtsız tutumları alt ıslatmaya zemin hazırlayabilir. Gelişimsel açıdan bebeğin sfinkter tonusunu denetlemesinin olanaksız olduğu bir dönemde tuvalet eğitimine başlanması inatlaşmalara neden olabilir. Bu, genellikle titiz, düzenli bir annenin baskılı tuvalet eğitimine karşı pasif agresif bir tepki niteliği taşıyabilmektedir. Tuvalet eğitimine çocuğun sfinkterleri üzerindeki denetimini kazanmaya başladığı 18 aylık olduğu dönemde başlanması daha uygun olur.(Kaslarının denetimini kontrol etmeye başladığı dönem aynı zamanda el kaslarını da hakim olduğu zamandır , yani,makas kullanmaya başladığı dönemdir) Bu dönemde çocuk tuvalete uygun aralıklarla götürülür ve tuvaletini uygun yere yapması desteklenir. Bu zamanda dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da gündüz, çocuğun altının bağlanmamasıdır. Çocuk,  evin faklı yerlerine idrar yaptığında bu sorunun üzerinde pek durulmamalı,ancak tuvalet yaptığı zamanlarda da olumlu pekiştireçlerle, davranışın pekiştirilmesi hedeflenmelidir. Çocuk tuvaletini söylemeye başlar başlamaz artık geceleri de bezsiz yatırılabilir. Tuvalet eğitimine 2.5 yaşından sonra başlanması da alt ıslatma için zemin hazırlayabilir. Uzun süre bez kullanılması çocuğun sfinkter denetimini öğrenmesini geciktirebilir.

      v Anne-babanın çocuğa sert davranması, şiddetli cezalar vermesi (dayak, azarlama, bazı isteklerden mahrum etme, odaya kapatma vs.) veya gereken ilgi, sevginin verilmemesi.

      v Derin, dalgın uyku ve korkulu rüyalar.

      v Çocuğun psikolojik ve sosyal özürlerine karşı tepki göstermesi. (Örneğin; Çevreden bazı çocukların görünürdeki bazı kusur ve davranışları alay konusu edilir). Çocuk buna karşı altını ıslatma biçiminde tepki gösterebilir.

      Altını ıslatma sorunu olan çocuğun öncelikle fiziksel bir sorunu olup olmadığının tesbit edilmesi gereklidir. Fiziksel bir sorun yoksa ,durum psikolojiktir.

ÖZERKLİK DÖNEMİ-(1-3 YAŞ)

      Doğumdan sonraki 18.ayda çocuklarda dışkı denetimini  sağlayan kalınbarsak kasları,2 yaş civarında da idrar denetimini sağlayan idrar torbası çıkışındaki sfinkter kasları yeterli olgunluğa ulaşır. Çocuklar kısa sürede bu iki fizyolojik olayı denetleyebileceklerini keşfederler. Yani istedikleri zaman dışkılarını ve idrarlarını tutabileceklerini yada bırakabileceklerini öğrenirler. Bu olay çocukların en önemli özerklik girişimidir. Anne –babalar bu olayı bir düzene sokmaya çalışırken,çocukta özerk olmaya çalışmaktadır. (Kendine ait olan bir şeyi kendi istediğinde bırakma yada saklama gibi.)  Önceleri yaptığı her şey onaylanan ve aileye mutluluk veren, koşulsuz sevilen çocuk,anne-babaya duyduğu güvenle ilgili kuşku yaşamaya başlar
      Ebeveynin katı kuralları,bağırıp çağırmaları, sevgisini esirgeme gibi psikolojik cezaları çocuğun özerklik girişiminden utanç duymasına neden olur..
      Tuvalet eğitimi süresince ana-baba ile çocuk arasındaki ilişkinin türü,çocuğun dışkı ve idrara farklı anlamalar yüklemesine sebep olabilir. Bazı çocuklar,annenin tepkisine bağlı olarak dışkıyı anneye sunulacak bir hediye gibi algılarken,bazı çocuklar dışkı ile anneyi cezalandırabilir.
      Tuvalet eğitiminde anne-babanın katı ve hoşgörüsüz bir  eğitim programı yerine işbirlikçi,hoşgörülü ve sabırlı bir tavır geliştirmeleri,çocuğun ailesine güven duymasını sağlar.

Untitled Document

     




 
              Tasarım: sonsozhost