Untitled Document
 

Untitled Document
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



DEPRESYON

        Uzun süre stres yaşanması ve yaşanan bu stresle etkili bir şekilde baş edilememesinin sonuçlarından biri de depresyondur.Depresyondayken hayatımızın renkleri kaybolur sanki ve tüm hayat siyah beyaz  yada tamamen gri bir renge dönüşür.  İnsanların neden depresyon yaşadıklarını açıklayanlardan  biride Seligmandır. Seligman ‘ın ‘’Öğrenilmiş çaresizlik ‘’ kuramında daha önce çabalamasına rağmen başarı elde edemeyen bir kişi,yaşadıklarını daha sonraki yaşantılarına da genelleyebilir ve ne kadar çabalasa da olayların kendi kontrolu dışında gerçekleşebileceğine inanabilir. Kontrolün artık kendisinde olmadığını düşünmesi  de kendilik algısını olumsuz şekilde etkilemesine ve de depresyona girmesine  neden olur. 
 
EĞER..
.
      * Kendinizi, bir süredir hemen her gün, gün boyu süren bir biçimde üzgün, kederli, morali bozuk, mutsuz, dertli, çaresiz, sıkıntılı, zavallı, neşesiz, sinirli, çökkün, boşluktaymış gibi v.b. olarak tanımlıyor ve hissediyorsanız
      * Eskiden zevk aldığınız etkinliklerin çoğuna karşı ilginizde azalma varsa veya artık bunlardan eskisi gibi zevk almıyorsanız ,hatta en sevdiğiniz arkadaşlarınızla bile olmak sizi sıkıyor ve onlara katlanamıyorsanız
      * İştahınızda azalma veya artma varsa ve istemediğiniz halde kilo veriyor veya alıyorsanız
      * Hemen her gün uykusuzluk çekiyorsanız ya da aşırı uyuyorsanız. Uykuya dalmakta güçlük çekiyor veya sabahları istemediğiniz halde erken uyanıyor veya gece sık sık uyanıyorsanız. sabahları uyandığınızda yorgun ve de isteksiz oluyorsanız
      * Hemen her gün yakınlarınızın da farkettiği şekilde konuşmanızda, düşüncelerinizde ve davranışlarınızda bir yavaşlamadan yakınıyorsanız. Karar vermekte, etkinliklere başlamakta ve sürdürmekte güçlük çekiyorsanız
      * Yorgunluk, bitkinlik ve enerji kaybınız olduğunu hissediyorsanız
      * Cinsel isteğiniz azalmışsa
      * Bedeninizde nedeni bulunamayan ağrılar, nefes darlığı, yorgunluk, baş dönmesi, mide ve bağırsaklarda gaz, ishal-kabızlık dönemleri gibi yakınmalarınız varsa
      * Değersizlik, kendini beğenmeme veya küçük görme, kendini kınama, suçlama ya da suçluluk duyguları sizi rahatsız ediyorsa
      * Düşüncelerinizi belli bir konuya yoğunlaştırmakta güçlük çekiyor veya zihninizin karmakarışık olduğunu hissediyorsanız, en basit konuda bile karar vermekte güçlük çekiyorsanız
      * Hayatı sorguluyorsanız ve hatta  “ölsem de kurtulsam” diye düşünüyorsanız veya aklınıza intihar düşünceleri takılıyor veya intihar planları yapıyorsanız
      Bunlardan  en az dört özellik  sizde varsa depresyonda olma olasılığınız çok yüksek!



ÇOCUKLARDA GÖRÜLEBİLECEK EK BELİRTİLER NELERDİR ?

       Son zamanlarda ders başarısızlığının artması, gün içerisinde aşırı sinirlenme, özellikle iştah artışı şeklinde iştah değişiklikleri, uyku bozukluğu ve aşırı uyuma, okul içerisinde yalnız olmayı tercih etme, daha önceden severek yaptığı hobilerinden uzaklaşma, arkadaşlarından uzaklaşma, üzgün bakış, daha çok sessiz sakin olmayı tercih etme, daha çok odasında yalnız vakit geçirmeyi tercih etme ( uzun süre ), tutturma nöbetleri ve öfke krizleri, kendini diğer arkadaşlarına göre beceriksiz ve başarısız görme, ders çalışmada isteksizlik, son zamanlarda madde bağımlılığı, riskli arkadaş gruplarına katılma vb.


HİPNOTERAPİ İLE DEPRESYONLA  NASIL  ÇALIŞILIR?

        Çocukluğumuzdan beri yaşadığımız her şey bir arşiv misali belleğimizde saklanır ve daha sonraki yaşantımızda bize yol gösterir. Bu arşiv kendi içinde bir düzen kazanır ve şemalarımızı oluşturur .

       
Daha önce havlayan bir köpek görmüş ve bu köpek tarafından kovalanmışsak , yeniden havlayan bir köpek gördüğümüzde artık ne düşünmemiz , nasıl davranmamız ve neler hissetmemiz gerektiği hakkında çok fazla düşünmeden hazır olan verilerden yararlanarak sonuca ulaşırız.
       Olumsuz çocukluk yaşantıları fazla olan bireylerin sahip oldukları bu hazır bilgiler nedeniyle, belirsizlik yaşanan durumlarda daha fazla olumsuz değerlendirme yapma eğiliminde oldukları bilinmektedir. Kişiler kendi duygu durumlarına yakın uyarıcılar üzerinde yoğunlaştığı için , olumsuz değerlendirmeler yapmaya devam edecektir.

       Hipnoterapi ile Regression seanslarında, korku, kızgınlık, suçluluk,mutsuzluk,yalnızlık duygularına neden olan ilk olay yeniden yaşatılarak, buna neden olan duygu boşaltılır ve bugünki bakış acısıyla yeniden yapılandırılarak  bireye faklı bir bakış açısı  kazandırılır..

        Günümüzde yapılan çalışmalarda şu bilinmektedir ki; Geçmiş yaşantılarımız önemlidir ve artık geçmişten bağımsız olarak bugünü anlamak anlamsızdır. Bu sistem sayesinde geçmişimizdeki olumsuz duygu durumundan kurtulmak  hayata bakışımızı ,olayları değerlendirmemizi olumlu olarak etkileyecektir.

 

Untitled Document

     




 
              Tasarım: sonsozhost