Untitled Document
 

Untitled Document
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



KORKULAR

Adım Kelebek. 28 yaşındayım. 16 yaşımdan beri yılan korkum var. Öyle ki, adını bile söylemekten korkuyorum. (Sadece "O" hayvan diyebiliyorum)

  • Uyku problemin var, çünkü sürekli kabus görüyorum. Kabuslarımda bir oda dolusu, hareket eden yılan görüyorum ve ben o odada tek başınayım.
  • Herhangi bir şekilde gördüğümde (tv.de, bir filmde) ya da onu anımsatan bir hareket yapıldığında, bayılacak gibi oluyorum. Hatta çoğu zaman bayılıyorum. O’nu çağrıştıran şeylerle karşılaştığımda, bacaklarım tutuluyor. Hatta, Tv’de Mustafa Sandal’ın elleriyle yılan hareketi yaptığı reklamı seyrederken bile fenalaşıyorum.
  • Yeşili sevmiyorum, “S” harfi ve yılanı çağrıştıracak her türlü sembol, hareket vb. beni korkutuyor. Bu nedenle TV ve sinema seyretmiyorum, pikniğe gitmiyorum, denize girmiyorum
  • Herhangi bir şekilde yılanı çağrıştıracak bir davranış bile, kalçadan itibaren bacaklarımın kasılmasına ve yürüyememe neden oluyor.
  • 4 yıldır ilaç tedavisi görmeme karşın bu korkudan kurtulamadığım gibi, işin ilginci bir ayakkabı ve çanta mağazasında çalışıyorum.

       Hipnoterapiye başladığımızda ilk seanslar benim için çok zordu. Çünkü; gözümü kapattığım anda yılanı görüyordum. Şu anda bunu rahatlıkla söyleyebildiğim gibi, rüyalarımda artık bir oda dolusu yılan yerine, kelebek görüyorum. Bu nedenle de kendime kelebek adını verdim. Bu çalışmayı 2005 yılının yaz aylarında yapmıştık. 2005 yılı sonbaharında yılan derisi ayakkabı ve çantalar moda oldu. Çalıştığım mağaza yılan derisi çanta ve ayakkabılarla doldu. Müşterilerim için yılan derisi çanta ve ayakkabılara dokunmak ve bu konuda konuşmak artık beni rahatsız etmiyor.

       Çünkü ben artık KELEBEĞİM...

 

KORKULARIMIZ NASIL OLUŞUR?

Doğuştan getirdiğimiz iki önemli korkumuz vardır:

Ani ve yüksek ses, kuvvetli ışık
Derinlik algısı

KOŞULLANMA YOLU İLE ÖĞRENME

   Bunun dışındaki tüm korkularımızı koşullanma yolu ile öğreniriz. Bunu küçük Merve örneği ile açıklayalım. Merve, oral dönem dediğimiz 0-12 aylık döneminde yavaş yavaş dünyayı tanımak, bilmek ister ve bunun için de  çevresinde gördüğü her şeyi eller,ağzına götürür, kulağına sokar, böylece onun nasıl bir şey olduğu hakkında bilgi edinmeye çalışır.

      Merve, kendisine gösterilen kediye sıcak ve sevecen bir şekilde yaklaşır. Ancak ne zaman kediyi sevip okşasa beraberinde korkacağı bir ses uyaranı (gürültü, yada şiddetli bir ışık) verilir. Bu uygulama sonucu  Merve, kediden korkar hale gelir. Bazen korkunun oluşması için bir deneme bile yetebilir. Merve, her kediyi sevdiğinde bu uyaran da birlikte verilmeye devam ettiği için korku  pekiştirilmiştir. Artık korku uyandıran ses yada ışık uyaranı olmadan sadece kediyi gördüğünde de Merve kediden korkan çocuk haline gelmiştir. Bu ilişkinin kurulmasında davranışçı kurama göre KOŞULLANMA süreci önemli rol oynamaktadır.
      Korku koşullanmasının en önemli özelliklerinden birisi de çok çabuk oluşmasıdır. Hatta o kadar çabuk oluşur ki tek bir yaşantı korku  koşullanması için yeterlidir. Örneğin ,boğulma korkusunun yerleşmesi için bir boğulma tehlikesi yeterlidir.

MODELDEN ÖĞRENME

      Bandura’nın  ‘’Sosyal öğrenme’’ kuramına göre, çocuklar pek çok davranışı ve duyguyu diğerlerini  gözleyerek, diğerleri gibi yaparak öğrenirler. Örneğin annesi köpeğe, yılana yada gök gürültüsüne heyecansal tepki veriyorsa çocuk anneyi taklit edebilir. Anne gök gürültüsüne heyecansal tepki gösteriyorsa  çocuk da aynı davranışı gösterecektir.

      PİAGET Öğrenme kuramında, çocuğun anne karnında öğrenmeye başladığını savunur bebek daha anne karnındayken annenin hissettiği korkuyu mutsuzluğu hisseder.

     



Untitled Document

     




 
              Tasarım: sonsozhost