Untitled Document
 

Untitled Document
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



ÖĞRENME SORUNLARI

       Okula başladığımda öğretmenimi çok sevmiştim. Adı Cahit Batmazdı, sevgi dolu bir insandı. İki kızını Üsküdar faciasında kaybetmiş, tüm sevgisini öğrencilerine vermiş biriydi. Okumayı çabuk söktüm. Annem, derslerimle ilgilenir ve her zaman birlikte çalışırdık. Ancak öyle bir duruma gelmiştim ki, annem yanımda olmadan ders çalışamıyordum. O da çalışmaktaydı ve bana her akşam,  zaman ayıramayabiliyordu. Ders çalışmak için anne bağımlısı olmuştum, sürekli peşinde dolaşıyor yaptıklarımı kontrol etmesini yanımda olmasını istiyordum. Matematik dersi beni bayağı zorlamaktaydı, annemle çalışırken soruların yanıtını bilemedikçe  bana kızıyor,  hatta zaman zaman da kafama elininin tersiyle vurarak aklımı başıma getirmeye çalışıyordu. Artık öyle bir duruma gelmiştim ki, annem sesini yükselttiği anda tüm zihnim duruyor bütün b ildiklerim zihnimden uçuyor , bana sorduğu sorunun yanıtını  bilsem bile kafama yine yumruk yiyeceğimin endişesi ile içimden söylemeye çalışıyordum. Annem bunu fark ettikçe daha da sinirleniyor ’’ hadi bak biliyorsun işte söylesene İlksen’’ diye bana daha  da çok kızıyordu. Artık matematikten nefret  eder bir duruma gelmiştim. Tüm derslerimi  zevkle yaparken, en  sona matematiği  bırakıyordum. Zamanla  annem ‘’dersler zorlaştı ben artık anlamıyorum ,sana yardımcı olamayacağım’’diyerek  kendi kendime  çalışmam gerektiği düşüncesini oluşturmaya başladı. Hırslı bir öğrenciydim. Her gün ödevlerimi  okuldan gelir gelmez bitirmek, kendimi iyi hissetmeme neden olurdu. Ama sıra matematik çalışmaya gelince, işte  o zaman sorun başlardı. Her zamanki gibi matematik en sona kalırdı. Çünkü çalışmayı istemiyordum nedeni de yapamayacağıma olan inancımdı.


       Liseye başladığımda durum öyle bir hal aldı  ki ne zaman matematik çalışmaya başlasam bir hapşırık nöbeti  oluşuyor ve gözlerimden burnumdan sular akıyor, başımı ders çalışmak için masaya eğemiyordum. Önceleri bu hapşırık nöbetinin( nöbet diyorum çünki bir başladı mı    30-40 kez hapşırmaktaydım)matematikten kaynaklandığını fark etmedim. Ancak, lise son sınıfa geldiğimde artık tahammül gücümü aşmıştı. Annemler beni doktora götürdüğünde alerji teşhisi kondu. Bu arada matematikten nasıl geçiyordum  biliyormusunuz?. Tüm matematik sorularını ezberleyerek :))) Sizlerle ilginç bir şeyi daha paylaşmak isterim. Üniversitede işletmeyi kazandım ilk yıl , ama gitmek istemedim  ben psikolog olmayı istiyordum çünkü. Hala da matematiği sevmem ( çünki yapamam) sadece matematiği mi hesap yapmayı bile sevmiyorum..


       Bazı dersleri sevip kolaylıkla öğrenebilirken, sevmediğimiz dersleri de bir türlü öğrenememizin altında yatan etmenin ne olabileceğini hiç düşündünüz mü?

 



ÖĞRENME SORUNLARINDA HİPNOZLA NASIL ÇALIŞILIR ?

ÜÇ YÖNTEM KULLANILMAKTADIR

1-DİREK TELKİN VE İMGELEME (GÖRSELLEŞTİRME)

        Öğrencinin daha kolay konsantre olması  ve öğrendiklerini zihninde   muhafaza edip daha sonra kolaylıkla  kullanması için(tıpkı bir bilgisayar gibi) verilen telkinler ,imgelemler ve  değişik metaforlardan oluşmaktadır.

 

2-ERİCKSON  YÖNTEMİ

’       Birçok bilgi vardır ki ,hiç bilmeden(farkına varmadan) bilinçdışı tarafından öğrenilmiştir’
.                                                                             
                                                                                                         Milton Erickson

BİLİNÇDIŞI İÇSEL ARAŞTIRMASI

      Bilinçdışı, düşünceleri ve  davranışları bilinçten bağımsız olarak yönlendirebilir.
Bilgiyi insan hiç farkında olmadan    hiçbir çabası olmadan da öğrenir. HİPNOTERAPİ de  insanlara kendi sorunlarının nedenlerini araştırma ve kendi çözümlerini üretme şansı verilir.
       Ericksonian yaklaşım,danışanın bilinçdışı potansiyellerini bilincin sınırlandırmalarından kurtarmayı amaçlar.Bildiğinizi düşündüğünüzden daha fazla biliyorsunuzdur.Bilinçdışınız bilincinizi korur ve uygun bir zaman ve yerde,bilincinizin artık zaten bildiği ama bildiğinizi bilmediğiniz bilgiyi size öğretir. 

3-PARTS TEDAVİSİ.

       Öğrenci ne zaman çalışmayı istese yada düşünse içindeki diğer bir parça ona hep ‘’şimdi boş ver ,daha sınava zaman var sonra çalışırsın’’ yada ‘’şimdi bilgisayar da zaman geçirme vakti, biraz  dinlenmeye ihtiyacın var ’’ diyerek onu engeller.Bu ,  bir türlü çalışmak istemeyen sürekli erteleyen parçadır. İşte PARTS  tedavisinin amacı bu iki farklı parçayla konuşup neden,nasıl çalıştıklarını ve bunu  hangi amaçla  yaptıklarını öğrenip, sonrada bu farklı parçaları uzlaştırarak , öğrencinin çalışma isteğini oluşturmaktır.


 

HİPNOTERAPİNİN YARARLARI

 * Başarıyla ilgili  olumsuz inançlarının yerine başarmaya olan inancının oluşturulmasını sağlar
* Gelecekle ilgili hedeflerini imgeleyerek o andaki başarma duygusunu  hissetmesini sağlar (imgeleme tekniği ile,hedefini gerçekleştirdiğinde ki başarma duygusunu yaşatarak)
* Bu seanslar sonucunda ,danışanın öncelikle kendine olan güvenini  fark etmesini sağlayarak  özgüveni güçlendirilir. 
* Hipnoz seanslarından sonra  da  danışanımla birlikte yaptığımız , günü doğru ve  uygun şekilde değerlendirmesini sağlayacak , kendisine de zaman ayırdığı  daha az zamanda daha verimli çalışmayı amaçlayan  zamanlama  planı yapılır.
* Son olarak da verimli çalışma tekniklerinin öğretilmesi ile çalışma bitirilir.



Nasıl öğreniriz (BAKINIZ KORKU)

Untitled Document

     




 
              Tasarım: sonsozhost