ÖZGÜVEN
Güven sorunu olan kişi bunu hangi yaşta hissederse hissetsin bu sorun, ilk çocukluk dönemiyle ilişkilidir. Oral dönem dediğimiz bebeğin, 0-12 aylık döneminde, anne-babayla kurulan ilişki bizim güven yada güvensizlik duygularımızın ilk temelini oluşturmaktadır.
Psiko-sosyal Gelişim ve Erick Erikson’un Görüşü:
Doğumdan sonraki bir yıl içerisinde ( oral dönem; temel güven –güvensizlik dönemi) bebekler ana-babalarıyla ilişkilerinin sonucu ya temel güven duygusu kazanır yada güvensizlik geliştirir. Yani bebek temel güven duygusu kazanamazsa bunun yerini güvensizlik alır. Erikson’a göre temel güven duygusu, diğer kişilerin bizimle ilgili olumlu duyguları olduğu, onlara inanabileceğimiz, güvenebileceğimiz, yardım alabileceğimiz, diğer kişilere bağlanabileceğimiz gibi olumlu duygu ve düşüncelerin temelini oluşturur.
Anne-baba , bebeğin ihtiyaçlarını tutarlı ve akla uygun bir şekilde , bebekle uyum içinde karşıladığı sürece bebekte temel güven duygusunun gelişimine katkıda bulunur. Örneğin, bebek acıktığında anne bebeği besler, altı kirlendiğinde anne onu temizler, korktuğunda anne onu kucağına alır, sakinleştirir. Bebek ne zaman anneye ihtiyaç duysa anneyi yanında bulur. Bu tutarlı örüntü bebeğini güven duymayı öğrenmesine neden olur.
Bebeğin gelişiminde sadece anneye görev düşmediğini unutmamak lazım aile bir bütündür, annenin yanında baba da bebeğinin ihtiyaçları ile ilgilenmelidir. Annenin hamilelik dönemini nasıl geçirdiği çok önemlidir. İstenilen ve rahat geçirilen bir hamilelik döneminde bebek daha uysal ve sakin olurken, istenilmeyen ve huzursuz geçirilen bir hamilelik döneminde ise bebek te buna bağlı olarak mutsuz ve huzursuz olmaktadır. Çünki bebek daha anne karnında iken annenin duygularından etkilenmektedir.
 |
Ebeveyn davranışları bazen bebeğin ihtiyaçlarıyla ilişkisizdir. Yani annenin duruma ilişkin davranışı bebeğin ihtiyaçlarını karşılamayabilir. Bu durum bebekte güvensizliğe neden olur. Bu da kişisel değersizlik duygularını beraberinde getirir. Güvensizlik ve kişisel değersizlik duyguları bebeğin içine kapanmasına neden olur. Daha sonra da diğer kişilere karşı olumlu duygu ve düşünceler geliştirmeyi engeller yada sınırlar.
Anne-babanın bu güven duygusunun oluşturulmasında yapacağı önemli davranışlar şunlardır:
Çocuklarının bağımsız oyunlarına destek vermeli,
Çocuklarının gereksinimlerine daha duyarlı olmalı ve gereksinimlerini sağlıklı bir şekilde algılamalı,
Çocuklarına sevgi, şefkat duygularını daha açıkça belirtmeli,
Çocuklarına nitelikli zaman ayırmalıdırlar.
Annenin ,annelik rolunü yeterince yerine getirdiğine ilişkin duyduğu güvenin derecesi de bebeği ile olan ilişkisini etkiler.
Anne-babanın bebeğin etkinliklerine yaptığı tepki de çok önemlidir.Örneğin çocuğu sesler çıkardığında veya bir oyuncağa uzandığında memnuniyet belirten bir tepkide bulunursa bebeğini ödüllendirmiş ve bu davranışların yinelenmesi için cesaretlendirilmiş olur.
Anne-babanın iletişim şekli, bebeğin sosyal ve duygusal gelişimini etkilediği gibi zihinsel ve algısal gelişimini de etkiler.
Untitled Document
|